3 Aralık 2016 Cumartesi

1 En Yalnız Sayıdır - Maroto, 1973

           
 
  Milgrom'un senaryosu 'Ölü şey, Marvin', Marvel ve DC'nin bataklık canavarlarına karşı bir yergisel çıkış ya da doğrudan bir Swamp Thing parodisi gibi görülebilmesine rağmen aslında ciddî bir hikâye içerir ve bu küçük hikâye öte yandan bir 'Frankenstein ve küçük kız Maria' göndermesiyle beraber farklı tematik duyarlılık kazanır. 1973 tarihli bu eserin ardından 9 sene sonra yani 1982'de 'kahramanımız' yeniden neş'et edecektir farklı kalemlerden. Haftaya her iki hikâyeyi bir kitapcık olarak üleşeceğim sizlerle.

18 Kasım 2016 Cuma

Spagetti ve Bisikletçiler

Spagetti ve Bisikletçiler
"Au rendez vous des cyclistes
(1963)
Yazan: René Goscinny
Çizen: Dino Attanasio
Çeviri: SToktan

Proşutto bu sefer dağlarda, sınıra yakın bir yerde otel satın alıyor. Fakat otel birdenbire çok sayıda bisikletçinin uğrak yeri hâline gelince... Bu durum göründüğü kadar zararsız mıdır acaba? Haydi bir göz atalım...

9 Kasım 2016 Çarşamba

Günün anlam ve önemine binaen, tekrar...

Neden Gururlu bir Godzilla Destekçisiyim.

( * 7 Haziran 2016 Salı günü paylaşmıştım)

Raporlar  Pasifik'teki nükleer testlerin her nasılsa bir devi, tarih öncesi bir canavarı uyandırdığını gösteriyor ve bu “Godzilla” şimdi bize yönelmiş, şehrimizi yıkmak niyetiyle. Eğer resmî ifadelere inanırsanız, insanoğlunun atomun gücünü dizginlemek için kibirli arayışı bir kere daha felâketle sonuçlandı. Evet yani, öyledir. -Pardon ama ben bunu yemem. Bir Godzilla saldırısının ülkemizin şu anda tam da ihtiyaç duyduğu şey olduğu kanısındayım ben.

Olumsuz medya yorumlarına şaşırmamam gerek sanırım. Bu elitler ilk günden beri Godzilla'yla uğraşıyorlar. Televizyonda gördüğünüz entel bilimcilerin hepsi Godzilla'nın nasıl da kötü olduğu hakkında sızlanıp duruyorlar: “Godzilla buraya geldiğinde, en yüksek binalarımızı karton kuleler gibi parçalayacak!” ve “Godzilla kız öğrencilerle dolu bir okul otobüsünü yedi!”

Hikâyenin diğer tarafını hiç duymadınız -Gerekçeleri iyi, benim gibi çok çalışan insanlar, Godzilla gibi birinin nihayet gelip statükoya meydan okumasından dolayı heyecan duyuyoruz. İşte gururlu bir Godzilla taraftarı olmamın sebepleri:

  • Godzilla bir yabancıdır. O Pleistosen döneminden beri okyanusun altında uyuklamaktaydı, bu yüzden bilinen tipik siyaseti temsil etmiyor. Godzilla bir gurup omurgasız bürokratın veya rüşvetçi lobicilerin yap dediklerini yapmayacak. Godzilla kendi yolunda ilerlemekte.
  • Godzilla zorludur. Kral Gidora ile savaşmış ve kazanmıştı o! Bilgilerinize sunulur,  Kral Gidora ağzından çıkan yıldırımlarla rakibini vuran üç başlı bir ejderhadır ve Godzilla buna rağmen ağzını burnunu dağıtmıştır onun. Çok iyi biliyorum ki, Godzilla aynısını bizim için de yapabilir.
  • Godzilla siyaseten uygun değildir (“politically correct” ç.n.). Kız öğrencilerle dolu bir otobüsü yemek siyaseten doğru muydu? Hayır. Ama Godzilla yine de bunu yaptı. Kaldı ki, Godzilla kimin ne düşündüğünü hiç umursamadığını gösteriyor. Bana göre her şey güvenilirlikle ilgili.
  • Godzilla istihdam yaratmaktadır. Sırf onun zamanındaki Hokkaido'ya bakın -şehirde neden olduğu büyük yıkımdan sonra aniden inşaatçılar, doktorlar ve hattâ cenaze kaldırıcıları gece gündüz çalışıyorlardı. Godzilla ülkemizi tekrar işbaşı yaptıracağını kanıtlamıştır! (Trump'ın kendi ifadesi. ç.n.)
  • Godzilla doğal bir şovmendir. Hatırlıyor musunuz Godzilla'nın bir savaş gemisini yakalayıp tıpkı bir beyzbol sopası gibi o helikoptere sallayışını (her ikisinde de herkesi öldüren)? Kariyer politikacılarında metne dayalı olmayan böylesi doğaçlama anları asla göremezsiniz.
  • Kimse Godzilla'dan daha uzun boylu değildir. Bu apaçık bir gerçek. Gelmiş geçmiş en uzun insan 2.7 metreydi. Vay canına! Godzilla 120 metreden daha uzun! Bu hesabı yapmak için entel bilimci olmaya hiç gerek yok.
  • En önemlisi, kapı komşum Hatsuo'yu sevmiyorum ve muhtemelen Godzilla onun evini târumâr edecek. Adamı tanımazsınız ama Hatsuo hafta içi geceleri yüksek sesle aptal müziği çalan tembel bir serseri. Godzilla saldırısı durumunda, evinin basılabilmesi için bir fırsat da doğardı. Bu hususta umutluyum.

Şimdi biliyorum ki Godzilla'ya destek olmamam için bir sürü “gerçekler” ve “sebepler”le üzerime yürüyeceksiniz. “Godzilla tamamen öngörülemezdir” ve “Biz Godzilla'nın umurunda bile değiliz, o düşüncesiz bir yıkım aracı, bilakis, o insanlığı hor görüyor, kendisini ezelî uykusunda rahatsız ettik diye!” ve “Şayet komşunuzun evi yıkılırsa, muhtemelen sizin evinizin de yıkılacağı hiç aklınıza gelmiyor mu?” gibi.

İnanın bana, bunların hepsini önceden de duydum. Anlamadığınız şey, bunun gerçeklerle ilgisinin olmadığı. Duygularla ilgili bu. Ülkemizin yanlış yoldaymış gibi hissediyorum. Ben çocukken her şey daha iyiydi (fatura yok), şimdi artık bir yetişkinim ve sürekli beceriliyorum (fatura birçok) gibi hissediyorum. Eğer Godzilla her şeyi harabederse, bu iyi olurdu (bir süre için fatura olmayacak) gibi hissediyorum. Onu ne zaman düşünsem, Godzilla'nın güçlü olduğunu hissediyorum, Godzilla'nın kudretli olduğunu, Godzilla her zaman kazanır gibi hissediyorum (King Kong'a karşı bir kere hariç).

Bakın, eski yöntemlerle denedik -devlet ve kamu güvenliği vesaire- ama işe yaramadı. Şimdi yeni bir yol denemenin zamanı geldi: Atomik ateşten nefesiyle her şeyi yakan ellibin tonluk nefret dolu bir sürüngenin yolu.

Dürüst olmak gerekirse, bir Godzilla saldırısının ülkemiz için iyi mi yoksa kötü mü olacağı konusundaki ileri geri tartışmalar anlamsızdır. Sadece bir kulak verin -Bunu duyuyor musunuz?

O burada zaten.

TOM O’DONNELL
Çeviri: SToktan


THE NEW YORKER / NİSAN 14, 2016
“Here’s Why I’m a Proud Godzilla Supporter”

18 Ekim 2016 Salı

Tif ve Tondu, Aptal Bebek


Aptal Bebek
(La Poupée Ridicule)
Sayı 11 / 1968 Dupuis, ilk yayınlanışı: no 1432 Journal de Spirou (1965)
Yazan: Maurice Rosy
Çizen: Will
Çeviri: SToktan

Bu sefer sahilde kiraladıkları villadalar, yerleşmeye çalışıyorlar huzur içinde bir tatil yapmak ve son maceraları "Meçhûl Ok"u kaleme almak üzere... Ama ne oluyor? Ne olduğunu tahmin edebiliyorsunuz. Her zamanki gibi pişmiş aşa su katan birileri çıkar ve şu aptal TV'de Sinema tanıtımlarında olduğu gibi: "Ve macera başlar!"...

11 Ekim 2016 Salı

Bir Efsanenin Ölümü

    
Viola Garvin (1898–1969) London Observer'in editörü ve bir İngiliz şair idi. Çalışmalarından birinin bir intihar notu olarak kendi tanınmışlığının ötesine geçeceğini tahmin edemezdi. "The House of Cæsar" adlı şiirden yaptığı alıntıyla bu dünyaya son notunu düşen genç yazar Robert E. Howard (1906-1936), psikolojik sorunlarının da itkisiyle tüberkülozun son evresindeki annesinin ölümünü görmemek için intihar ettiğinde henüz otuz yaşındaydı ve o ana kadar büyük çoğunluğu pulp magazin Weird Tales'de yayınlanan hikâyelerinin kahramanları arasından gelecekte bir "Barbar Conan", "Solomon Kane", "Kral Kull" çıkacağını elbette bilemezdi.