23 Şubat 2014 Pazar

Tif ve Tondu, El Çabukluğu Marifet

Tif ve Tondu, El Çabukluğu Marifet
(Passez muscade)
Kitap 06 / Dupuis / 1958
Çizen; Will, Senaryo; Rosy
Türkçe çeviri ve düzenleme; SToktan


Bu hikâye, arşivimde bulunan daha önce de sözünü ettiğim, Bilge Şakrak'ın nisan 1967 tarihli Arkadaş - Yeni Resimli Güneş Haftalık Mecmua cilt 3'de 'Maskelinin Firarı' olarak çevrilip yayınlanmış olan macera. Ve her kim çevirmişse pek de fena yapmamış olmakla birlikte, kitabı orijinal boyuttan yerli boyuta getirmek için uygulanan kesip biçmeler esnasında, Mr.Yer6'nın tezini bir kez daha doğrulayan, balona sığmama nedeniyle bol miktarda 'kısaltmalar'la dolu bir çeviri çalışması olduğunu da belirtmeliyim.

Masada tepegözün arkasındaki Bay Şok kaskına dikkat! Sol alt köşedeki kahve fincanı ve sağ yukarı doğru izmarit dolu kül tablası usta hakkında fikir veren bâzı objeler.

Tamamı 45 kitap olan serinin dördüncü renkli-türkçe 'scanlation'u olarak bu eğlenceli hikâyeyi de seveceğinizi umuyorum. Bakın bakalım;


13 yorum:

  1. 45 sayı, bir frankofon için hayli iyi bir skor olsa gerek. Bereketli yazar çizerlerin seriye el verdiğinin kanıtı olmakla beraber, tutarlı bir okuyucu kitlesinin de habercisi. Üstelik espri anlayışının öyle çabuk değişir bir şey olmadığının da göstergesi bu denli uzun bir yayın hayatı. Bu günün büyüklerinin yetiştiği güzel günleri yad eden bu scanlation çalışmaları da o espri anlayışına bir özlem belki de. Belki de masumiyet çağımızı arayıştır, kim bilir..

    Çok çok teşekkürler Süheyl, yine keyifle okunacak, yayınevlerinin kırpmalarından arındırılmış bu çeviri için...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem de 1954-1997 arasına yayılmış olarak 45 sayı özellikle Will'in büyük başarısı olarak görülmeli. 1991'de 39. kitapla emekliye ayrılan Will'in yerine Alain Sikorski geçmiş ama 1997'ye kadar altı sayı çizmiş ve seriye son verilmiş. Gerçekten Frankofon tarihinde başka bu denli uzun soluklu dizi var mı hatırlamıyorum.

      Tif ve Tondu, Yohan ve Pirlu gibi geçmişin flaş frankofonlarının bugün bile en azından frankofon ülkelerde hâlâ yayınlanıyor olması, espri anlayışının zamanımızda da tazeliğini koruduğunun bir göstergesi. Tabi bizim nesilin ilgisi üzerine yaptığın tespitlerin hepsi doğru ve yerinde Hakan, eklenecek de fazla bir şey yok.

      O çocukluğumuzun berbat baskılarından sonra bugün renkli orijinalleriyle aynı duyguları yeniden yakalamaya çalıştığımız bir vâkıa. Bu konuda bir diğer olgu da, yeğenime aldığım günümüz baskısı, orijinalinden hiç de aşağı kalmayan 'Şirinler' ve 'Yakari'leri o bir solukta okuyup yutarken benim kendimi tutamayıp, ikide birde "Resimlerini de incele kız, öyle paldır küldür okuma..." deyişlerim aslında "Biz senin yaşlarında bu çizgilerin tadına böylesine varabilme şansına sahip olamadık, bari sen ıskalama..." demekten başka bir şey değil. Hattâ bir tür onun duygu dünyasıyla özdeşleşmeye çalışmak neredeyse...

      Sil
    2. Pardon Spirou et Fantasio'yu unutmak ne mümkün ama unutmuşum işte. :) 1950'den bugüne, geçen sene 53. kitap çıktı... Rekor onun herhalde.

      Sil
  2. toksa bir güzellik yapıp 45 kitabı da okutacakmısınız bizlere :) şaka bir yana tekrar tekrar sağolun var olun

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hani içimden geçmedi de değil :) ama gerçekten zor iş. Birkaç örnekleme daha yapacağım zaman içinde zannederim. Başta 14 numarayı çevirdiğimde hiç ilgi görmemişti ama gittikçe değişti bu durum. Serinin tanınması, sevilmesi çok güzel, keşke yayıncılar da bunu farketse.

      Sil
    2. Yayıncılar özellikle de Yapı Kredi bizlere sürprizler yapıyor. Önce
      Jo Zette ve Jocko'nun Maceraları ve şimdi de Oumpah - Pah.. Belli mi olur belki sırada Tif ve Tondu vardır

      Sil
    3. Gerçekten YKY özellikle Oumpah - Pah'ı bir batında tamamını yayınlayarak çok büyük sürpriz yaptı. Belli mi olur evet, sırada neler var acaba?

      Sil
  3. Çalışma masasını uzun uzun inceledim… Boyalar, fırçalar, kalemler, masaya sabitlenmiş kalem açacağı, çevirmeli telefon… Talens marka boyalar bile kendi içinde gruplanmış, tüpler ayrı, şişeler ayrı..

    Müzecilik anlayışıyla yeniden dizayn edilmediyse, Üstad oldukça tertipli biriymiş. :)

    Yıllarca sadece okumakla yetinmek zorunda bırakılmanın komplikasyonları olsa gerek, bu tür arka planlar en az çizimler kadar ilgimi çekiyor.

    Teşekkürler Stoktan.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir mimar olarak o masa bana pek uzak değil. (Bugünün genç mimarları her şeylerini bilgisayarda hallettikleri için bunu pek söyleyemezler herhalde.) Aşağı yukarı aynı boyutlarda, hemen hemen aynı tepegözle aydınlanan bir tanesini de senelerce ben kullanmıştım. Tabi benimkinde kalabalığı yaratanlar, boyalardan ziyade rapidolar, numaralı kalemler, cetvel ve gönyeler, envai çeşit şablon vs. gibi şeylerdi. Kahve fincanı yerine, her daim çay bardağı ve yine neredeyse aynı cam kültablası mevcuttu benim masamda da ve onların konumunu düşünerek, müzecilerin bir hatası yoksa eğer, üstadın da benim gibi solak olduğunu söylemem mümkün. :)

      Yine muhtemelen müzeciler tarafından yerleştirilmiş olmakla beraber, diyebilirim ki, böyle değişik ve fazla malzemeyle çalışabilmek için sanatçı da bir parça tertipli olmak zorunda kalıyor zaten.

      Bir üstada ait olmasının dışında bende farklı duygular da uyandırdığı için severek bakmıştım o resme ve paylaşmak istedim. İyi yapmışım anlaşılan, farklı biçimlerde de olsa etkileyici olmuş... :)

      Sil
  4. Ben bu tür dosyaları büyük ekran monitörlerde izliyorum. "El Çabukluğu Marifet" macerasını izlerken biraz bulanıklık hissettim ve kontrol edince 1024 piksel, ancak 96 dpi olduğunu gördüm. Bu cep telefonu ekranlarında pek farketmiyor ama büyük ekranlarda azıcık okuma zevkini azaltıyor. Eğer bir sakıncası yoksa sunumlarınızı 300 dpi tarayarak yapmanız mümkün mü acaba? Bunun dışında emekleriniz için sonsuz teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kitapların taramaları bana ait değil. Bir fransız arşiv grubunun çalışmaları. O nedenle çözünürlük için maalesef bir çare yok. DPI'ın 300 ya da 96 olması ekran görüntüsü için bir şey değiştirmez, DPI (dot per inch) printerin bir inçi kaç noktadan oluşturacağının bilgisidir.

      Gönül isterdi ki daha yüksek çözünürlük olsun ama piyasadaki mevcut tek tarama paketidir bu. Buna rağmen, büyültme yapmadan herhangi bir ekranda 1/1 ölçekte okumak da oldukça iyi sonuç veriyor. Evimdeki 1280x1024 masaüstü ekranda da, 1366x768 dizüstü ekranımda da orijinal 1/1 boyutlarıyla güzel sonuç alıyorum. Program olarak da GonVisor ve Cdisplayx kullanıyorum.

      Hiç yoktan iyidir deyip mevcutla idare edeceğiz, çaresiz. :)

      Sil
    2. Açık yürekli cevabınız için teşekkürler. Diğer çizgi roman site ve bloglarından daha farklı ve özgün bir çizginiz var. Bu zevkli uğraşınızda yolunuzun açık olmasını diliyorum. Hevesiniz hiç azalmasın. Saygılar.

      Sil
    3. Güzel dileğiniz ve desteğiniz için teşekkür ederim. Sizlerin desteği sürdükçe ben de çalışmalarımı sürdüreceğim.

      Sil